Süper zenginlerin yatırım tercihi değişiyor: Gayrimenkul için ev almak şart değil

Yüksek servet sahibi yatırımcılar portföylerini yalnızca hisse ve tahvillerle sınırlamıyor. Goldman Sachs verileri, servet arttıkça alternatif yatırımlara yönelimin güçlendiğini gösterirken gayrimenkul ve altın öne çıkıyor.
Süper zenginlerin yatırım tercihi değişiyor: Gayrimenkul için ev almak şart değil

Yüksek servet sahibi yatırımcıların portföylerinde alternatif varlıkların ağırlığı artıyor. Goldman Sachs araştırmasına göre, en az 10 milyon dolar varlığa sahip yatırımcıların yüzde 80’i alternatif yatırımlara yönelirken, 1-5 milyon dolar arasında yatırım yapılabilir varlığı bulunanlarda bu oran yüzde 39 seviyesinde kalıyor.

Gayrimenkul için ev almak şart değil

Gayrimenkul, yüksek servetli yatırımcıların portföylerinde öne çıkan alternatiflerden biri olarak gösteriliyor. Konut fiyatlarının yanı sıra kira gelirlerinin de uzun vadede artabilmesi, bu varlık sınıfının tercih edilmesindeki unsurlar arasında yer alıyor.

Ancak gayrimenkule yatırım yapmak doğrudan konut satın almayı gerektirmiyor. Gayrimenkul yatırım fonları ve halka açık gayrimenkul şirketleri üzerinden de piyasaya erişim mümkün olabiliyor.

Bu araçlarda yönetim ücretleri, borçluluk, varlıkların değerlemesi ve likidite gibi unsurların dikkate alınması gerekiyor.

Altın portföyde tamamlayıcı rol üstleniyor

Altın da alternatif varlıklar arasında öne çıkıyor. Enflasyon ve jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde yatırımcı ilgisi yükselirken, altının geleneksel hisse ve tahvillerden farklı hareket edebilmesi portföy çeşitlendirmesinde kullanılmasının nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.

Bununla birlikte altın, hisse veya tahvil gibi düzenli temettü ya da faiz geliri sağlamıyor. Bu nedenle kaynakta, tek başına portföyün tamamını yönlendirmekten ziyade diğer varlıkları tamamlayan bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Alternatif yatırım her zaman yüksek getiri anlamına gelmiyor

Morningstar verilerine göre ağustosta S&P 500’deki hisselerin yaklaşık yüzde 60’ı kendi zirvelerinin en az yüzde 20 altında işlem görüyordu. Bu tablo, endeks rekor seviyelere yakın olsa da piyasa içindeki hareketlerin aynı olmadığını gösteriyor.

Alternatif yatırımların da düşük likidite, maliyet ve fiyat dalgalanmaları gibi riskleri bulunuyor. Bu nedenle yatırım kararında önce yatırım süresi, acil durum fonu, maliyetler ve risk toleransı gibi unsurların değerlendirilmesi gerekiyor.

Kaynak: Sözcü

Editör notu: Haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi değildir. Araştırma sonuçları haberleştirilmiştir.