Türkiye İMSAD araştırması: Deprem kaygısı var, hazırlık yetersiz

Türkiye İMSAD’ın araştırmasına göre toplumun yüzde 73’ünün evinde deprem çantası bulunmuyor, yüzde 75’i ise yaşadığı bina için risk tespiti yaptırmamış durumda. Bulgular, deprem farkındalığı ile hazırlık davranışları arasındaki farkı ortaya koyuyor.
Türkiye İMSAD araştırması: Deprem kaygısı var, hazırlık yetersiz

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD), 67. Gündem Buluşmaları’nda Türkiye’nin depreme hazırlık düzeyini ele aldı. 8 Ekim 2026’da MEXT Teknoloji Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıda, “Deprem Riski Altında Yaşam Bilinci Araştırma Raporu”nun sonuçları paylaşıldı. Araştırma, toplumda deprem kaygısının yüksek olmasına rağmen somut önlemlerin yeterince alınmadığına işaret etti.

Evlerde deprem hazırlığı eksik kalıyor

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkan Vekili Tayfun Küçükoğlu’nun aktardığı araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 73’ünün evinde deprem çantası bulunmuyor. Evindeki eşyaları sabitlemeyenlerin oranı yüzde 46’ya ulaşırken, acil toplanma alanının yerini bilenlerin oranı yüzde 52’de kalıyor.

Araştırmada öne çıkan diğer bulgular şöyle:

Yüzde 75: Yaşadığı bina için risk tespiti yaptırmayanların oranı.

Yüzde 59: Oturduğu binanın sağlam olduğunu düşünenlerin oranı.

Yüzde 57: Kentsel dönüşüm ve güçlendirme desteklerini tanımayanların oranı.

Yüzde 71: Güvenilir deprem bilgisine ulaşamadığını belirtenlerin oranı.

Yüzde 45-46: Kendini depreme hazır hissetmeyenlerin oranı.

Küçükoğlu, toplumun yaklaşık yüzde 60’ının hayatında önemli bir deprem yaşadığını, yüzde 40’ının ise önümüzde önemli bir deprem olacağını düşündüğünü belirtti. Buna rağmen deneyim ve kaygının sistemli hazırlığa dönüşmediğine dikkat çekti.

“Güven duygusu ile güvenli yapı aynı şey değildir”

Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Savcı, deprem riskine karşı farkındalığın somut önlemlerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Savcı, yapı güvenliğinin yalnızca kişisel kanaatlerle değerlendirilemeyeceğini; doğru mühendislik, nitelikli malzeme, uygun uygulama ve etkin denetimin birlikte önem taşıdığını ifade etti.

Aksoy Araştırma Kurucusu Ertan Aksoy da insanların yaşadıkları binaları güvenli görmesinin her zaman teknik bir değerlendirmeye dayanmadığına dikkat çekti. Konut değerinin düşmesi endişesinin de risk tespiti yaptırmanın önündeki engellerden biri olabileceğini belirtti.

İnşaat sektöründe daralma ve finansman baskısı

Toplantıda Türkiye ekonomisi ve inşaat sektörünün görünümü de değerlendirildi. KPMG Türkiye Strateji ve Operasyonlar Lideri Bükre Bektaş, Türkiye ekonomisinin 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 2,3 büyüdüğünü, inşaat sektörünün ise aynı dönemde yüzde 1,9 daraldığını açıkladı.

Bektaş, ağustos itibarıyla nakit kredilerin yıllık yüzde 48, gayrinakdi kredilerin ise yüzde 42 arttığını belirterek finansman koşullarının sektör üzerindeki etkisine dikkat çekti. Sektörde kredi artışının hangi amaçlarla kullanıldığının mevcut verilerden net biçimde ayrıştırılamadığını da ifade etti.

Toplantıda, depreme hazırlığın bireysel tedbirlerin yanı sıra güvenli yapı stoku, kentsel dönüşüm, doğru bilgiye erişim ve tüm paydaşların ortak sorumluluğunu gerektirdiği vurgulandı.