Yargıtay’dan ev sahiplerine tahliye uyarısı

Kira borcunun ödenmemesi, her durumda doğrudan tahliye anlamına gelmiyor. Yargıtay, ev sahiplerinin tahliye sürecinde kanunda öngörülen ihtar ve süre şartlarına uyması gerektiğine dikkat çekti.
Yargıtay’dan ev sahiplerine tahliye uyarısı

Kira borçları nedeniyle başlayan tahliye süreçlerinde yalnızca ödenmeyen kira bedelinin bulunması yeterli olmayabiliyor. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin verdiği karar, ev sahiplerinin tahliye talebinde bulunurken izlemesi gereken hukuki prosedürü yeniden gündeme getirdi.

21 Mayıs 2018 tarihli, 2018/3224 Esas ve 2018/5540 Karar sayılı dosyada, kira bedellerini ödemediği belirtilen kiracı hakkında başlatılan tahliye süreci değerlendirildi.

Uyuşmazlık nasıl başladı?

Davaya konu konutun kira sözleşmesi 20 Eylül 2012 tarihinde başladı ve aylık kira bedeli 700 TL olarak belirlendi. Kiracının bazı ödemeleri yapmadığı gerekçesiyle ev sahibi harekete geçti ve borcun 30 gün içinde ödenmesini isteyen bir ihtarname gönderdi.

Kiracıya, belirtilen süre içinde ödeme yapılmaması halinde sözleşmenin sona erdirileceği bildirildi. İlk derece mahkemesi ise kiracının temerrüde düştüğü gerekçesiyle tahliyeye karar verdi.

Yargıtay kararı bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tahliye sürecinde gönderilen ihtarnamenin içeriğini ve uygulanması gereken usulü değerlendirdi.

Yüksek Mahkeme, kira borcunun bulunmasının tek başına tahliye için yeterli olmadığına işaret etti. Kiraya verenin, kanunun öngördüğü ihtar ve süre koşullarını eksiksiz yerine getirmesi gerektiği belirtildi.

Yargıtay, söz konusu dosyada 30 günlük sürenin ardından tahliye davası açılacağına ilişkin bildirimin usule uygun yapılmadığı sonucuna vardı. Bu nedenle yerel mahkemenin tahliye kararını bozdu.