Türkiye'nin kıyı şeridi için geri sayım başladı!
Küresel ısınma nedeniyle eriyen buzullar, dünya genelinde deniz seviyelerini yükseltirken Türkiye de bu riskin tam merkezinde yer alıyor. Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'nin bir ada devleti olmadığını ancak kıyı şeritlerinin, deltaların ve alçak ovaların "sinsi bir tehlike" ile krşı karşıya olduğunu belirtti.
Risk altındaki bölgeler açıklanarak tarih verildi
Kadıoğlu'nun paylaştığı bilgilere göre, deniz seviyesindeki artış iki aşamalı bir risk tablosu sunuyor. Buna göre 2050 yılında deniz seviyesinin 30-50 cm yükselmesi bekleniyor. Bu durum özellikle tarım ovalarında tuzlanmaya ve kıyı erozyonuna yol açabilir.
2100 yılı ve sonrasında ise 1 metreyi aşabilecek yükselme senaryosuyla birlikte, bazı delta alanlarının büyük kısmının kalıcı olarak sular altında kalması ve yerleşim yerlerinin taşınması zorunluluğu doğabilir.

Bilimsel verilere göre risk grubunun ilk sırasında Marmara bölgesi bulunuyor. İstanbul'un kıyı kesimleri, Haliç çevresi ve Kocaeli-Yalova hattındaki sanayi tesisleri.
Ege'de ise İzmir Körfezi, Kordon hattı ve tarımsal önemi yüksek olan Gediz deltası; Akdeniz'de Çukurova (Adana-Mersin), Antalya ve İskenderun Körfezi, Karadeniz; Samsundaki Çarşamba ve Bafra deltaları ile Sakarya'nın kıyı kesimleri olarak açıklandı.
Mesele sadece su değil, gıda güvenliği
Prof. Dr. Kadıoğlu, bu durumun fiziksel bir su baskını olmadığını, yükslen deniz suyunun yeraltı suları karışarak toprağı tuzlandıracağını ve tarımı bitireceğini vurguladı. Uzman isme göre Türkiye, Kıyı çizgisinin içeri çekilmesiyle birlikte yerleşim alanlarının daralacağı bir geleceğe hazırlanmak zorunda.








