"3+1 dairenizi verip stüdyo bile alamayabilirsiniz”

Kentsel dönüşüm umuduyla alınan hisseli ve tarla tapulu evler büyük mağduriyetlere yol açabiliyor. Uzmanlar, 3+1 dairesini verenlerin stüdyo daire bile alamayacağı konusunda uyarıda bulunuyor.
"3+1 dairenizi verip stüdyo bile alamayabilirsiniz”

Artan konut fiyatları nedeniyle ev sahibi olmak isteyen birçok kişi daha uygun fiyatlı olduğu için hisseli tapulu ya da tarla vasıflı taşınmazlara yöneliyor. Özellikle “ileride kentsel dönüşüme girer, yeni daire sahibi olurum” düşüncesiyle yapılan yatırımlar ise bazı durumlarda ciddi riskler taşıyor.

Uzmanlara göre gerekli kontroller yapılmadan alınan hisseli tapular, yıllar sonra hem maddi kayıplara hem de uzun süren hukuki sorunlara neden olabiliyor. Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, Tgtrhaber'e yaptığı açıklamada vatandaşların en sık yaptığı hataları anlattı.

“En önemli konu arsa payı”

Hiçdurmaz’a göre hisseli tapulu taşınmaz alırken ilk dikkat edilmesi gereken konu, kişiye düşen arsa payı. Konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Hisseli tapu alırken en önemli dikkat edeceğimiz şeylerin başında arsa payı geliyor. Yani hisseye düşen metrekare oranı. Örneğin bir arsa diyelim ki 250 m² bir yerden aldınız. Orada 10 tane hisse var. Size 25 m² düşüyor. Orada size düşen arsa payı en önemli şeylerden biri.”

Uzman isim, özellikle küçük metrekareli hisselerin ileride büyük sorun çıkarabileceğini belirterek, hisse payının mümkünse 30 metrekarenin altında olmaması gerektiğini söyledi.

Ön alım hakkı büyük sorun çıkarabiliyor

Hisseli tapularda dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli başlık ise diğer hissedarların hakları. Selçuk Hiçdurmaz, aynı taşınmaz üzerinde hissesi bulunan kişilerin “ön alım hakkı” bulunduğunu hatırlatarak şu uyarıda bulundu: “Orada o parseli ya da o daireyi almak isteyen başka oturan bir hissedar varsa onların ön alım hakkı var.”

Bu riskin önüne geçebilmek için satın alma süreci öncesinde diğer hissedarlara noter aracılığıyla resmi bildirim yapılması gerektiğini belirten Hiçdurmaz, aksi halde tapu iptal davalarıyla karşılaşılabileceğini söyledi. “Hissedarlardan birisi tapu iptal davası açsa tekrardan tapusunu geri alabiliyor. Tapu tescilini bozabiliyor.” ifadesini kullandı.

ekran-goruntusu-2026-05-19-170019.png

İmar planı değişirse büyük kayıp yaşanabilir

Uzmanlara göre en kritik konulardan biri de taşınmazın bulunduğu bölgenin imar durumu. Bölgedeki imar planlarının değişmesi halinde vatandaşların ciddi hak kaybı yaşayabileceğini belirten Hiçdurmaz, şu örneği verdi: “Mesela 120 m² 3 + 1 hatta 5 + 1 bir daire alabilir. Ama yarın o bina yıkıldığında, müteahhide verildiğinde bir stüdyo daire bile alamayabilir.”

İmar değişikliği nedeniyle yeni projelerde daha küçük bağımsız bölüm çıkabileceğini söyleyen uzman isim, bazı durumlarda vatandaşların ek ödeme yapmak zorunda kalabileceğini ifade etti.

Yıkım kararı ve sit alanı kontrolü şart

Satın alınacak taşınmazın bulunduğu bölgeyle ilgili resmi kayıtların mutlaka incelenmesi gerektiğini vurgulayan Hiçdurmaz, özellikle yıkım kararı olup olmadığının kontrol edilmesini istedi. “O bölge sit alanı mı, değil mi? Mesela çok eski oluyor ama o bölgeden yıkım kararı çıkmış oluyor. Hazine arazisi olabiliyor yer.” dedi.

“Tapuda düşük bedel göstermeyin”

Gayrimenkul işlemlerinde sık yapılan hatalardan birinin de satış bedelini düşük göstermek olduğunu belirten Hiçdurmaz, bunun ileride dava süreçlerinde ciddi kayıplara yol açabileceğini söyledi. “Çünkü yarın bir gün dava açıldığında para ancak o düşük bedel üzerinden geri alınır. Vatandaşlara özellikle kesinlikle aldığı fiyattan göstermesini tavsiye ediyorum " diyerek vatandaşları uyardı.