Alt kirada yazılı izin şartı: Kiracıyı tahliye ve tazminat riski bekliyor

Evinin bir bölümünü veya tamamını başkasına kiraya vermeyi planlayan kiracılar için önemli uyarı geldi. Uzmanlara göre, ev sahibinin yazılı izni olmadan yapılan alt kiralamalarda sözleşmenin feshi, tahliye ve tazminat taleplerinin gündeme gelebilir.
Alt kirada yazılı izin şartı: Kiracıyı tahliye ve tazminat riski bekliyor

Artan kira ve yaşam maliyetleri nedeniyle birçok kiracı, oturduğu evin bir odasını ya da tamamını başkasına kiraya vererek ek gelir elde etmeye çalışıyor. Ancak uzmanlara göre bu yönteme başvurmadan önce yasal sınırların iyi bilinmesi gerekiyor. Ev sahibinin yazılı onayı olmadan gerçekleştirilen alt kiralama işlemleri, kiracılar açısından tahliye ve tazminat gibi ciddi sonuçlar doğurabiliyor.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Avukat Baki Öztürk, Türk Borçlar Kanunu'nun 322. maddesinin alt kiralama ilişkisini düzenlediğini belirterek, kiracıların belirli şartlar altında bu hakka sahip olduğunu söyledi.

Alt kiralama hakkı var, ancak şartlı

Öztürk, kiracıların evlerini veya evlerinin bir bölümünü üçüncü kişilere kiralayabileceğini ancak bunun bazı kurallara bağlı olduğunu ifade etti. Alt kiralama ilişkisinin kurulabilmesi için öncelikle ev sahibinin onayının alınması gerektiğini vurguladı.

Yazılı onay olmadan risk büyüyor

Sürecin en kritik noktasının ev sahibinin yazılı izni olduğuna dikkat çeken Öztürk, “Bu alt kira ilişkisinin mutlaka yazılı şekilde izin verilmiş olması gerekir. Yani ev sahibi ilk kiracıya alt kira ilişkisi kurma iznini yazılı olarak vermişse kiracı üçüncü bir kişiyle sözleşme kurarak evini veya odalarını kiraya verebilir. Burada en önemli kısım bu iznin yazılı olmasıdır” dedi.

Kiracılar arasında sıkça dile getirilen "ev sahibinin haberi var" savunmasının yeterli olmayacağını belirten Öztürk, “Bazen 'zaten ev sahibinin haberi var' denilerek kiralama yapılabiliyor. Böyle bir durum tespit edildiğinde hem tazminat hem sözleşmenin feshi hem de tahliye süreci gündeme gelir” ifadelerini kullandı.

Kullanım amacı değiştirilemez

Alt kiralama yapılırken mevcut kira sözleşmesindeki şartların korunması gerektiğini belirten Öztürk, konut olarak kiralanan bir taşınmazın iş yeri ya da ofis olarak kullanılmasının sözleşmeye aykırılık oluşturacağını söyledi. Bu durumun ev sahibi açısından sözleşmeyi feshetme gerekçesi sayılabileceğini ifade etti.

Asıl sözleşme sona ererse alt kira da biter

Alt kira sözleşmesinin, ev sahibi ile kiracı arasındaki ana sözleşmeye bağlı olduğunu dile getiren Öztürk, durumu şu örnekle anlattı:

“Ağacın gövdesini ev sahibi ile ilk kiracı arasındaki asıl sözleşmeye benzetebiliriz. Bu gövdeye bağlı dallar ise alt kira sözleşmesidir. Eğer gövde kesilirse yani asıl sözleşme süresi biter veya feshedilirse dallar da yani alt kira sözleşmesi de sona erer.”

Ev sahibi tazminat isteyebilir

Ev sahiplerinin izinsiz alt kiralama durumunda çeşitli hukuki haklara sahip olduğunu belirten Öztürk, tahliye davası açılabileceğini ve ecrimisil kapsamında doğan zararların hem ilk kiracıdan hem de alt kiracıdan talep edilebileceğini söyledi.