Aylarca alıcı bulamayan evlerin ortak özellikleri açıklandı

Gayrimenkul Danışmanı Serap Taşçı, satılamayan konutların öne çıkan ortak özelliklerini sıralayarak fiyatlandırmadan konuma, bakımsızlıktan daire planına kadar birçok unsurun satış sürecini doğrudan etkilediğini söyledi.
Aylarca alıcı bulamayan evlerin ortak özellikleri açıklandı

Konut piyasasında son dönemde dikkat çeken gelişmelerden biri, bazı dairelerin kısa sürede el değiştirirken bazılarının uzun süre ilanda kalması oldu. Özellikle yüksek faiz ortamı ve alıcıların daha seçici davranması, konut satışlarında dengeleri değiştirirken, uzmanlar artık her evin kolaylıkla satılabildiği dönemin geride kaldığına işaret ediyor.

Gayrimenkul Danışmanı Serap Taşçı da yaptığı değerlendirmede, satış süreci uzayan konutların belirli ortak özellikler taşıdığını belirtti.

Yanlış fiyat belirleme satışın önündeki en büyük engel

Serap Taşçı’ya göre satılamayan konutların en önemli ortak noktası, piyasa gerçeklerinin üzerinde belirlenen fiyatlar. Birçok ev sahibinin hâlâ çevredeki ilan fiyatlarını referans aldığını ifade eden Taşçı, günümüz piyasasında belirleyici olan unsurun ilan rakamları değil, gerçekleşen satış fiyatları olduğunu vurguladı.

Özellikle emsal değerlerin üzerinde satışa çıkarılan konutların, alıcılar tarafından ilk aşamada elendiği ve bu nedenle ilan süresinin uzadığı belirtiliyor.

Konut piyasasında yaşanan değişimle birlikte alıcıların artık çok daha hesaplı hareket ettiğine dikkat çekilirken, yüksek fiyatlı ilanların ciddi anlamda talep kaybettiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre fiyatın doğru belirlenmemesi, konutun satış sürecini baştan olumsuz etkiliyor.

Konum artık mahalleyle sınırlı değil

Uzman değerlendirmelerine göre konutun bulunduğu lokasyon da satış performansını doğrudan belirleyen unsurlar arasında yer alıyor. Ancak burada yalnızca mahalle değil, sokak bazında bile ciddi farklılıkların oluştuğu belirtiliyor. Ana yollara uzak, ulaşım imkanları kısıtlı veya sosyal alanlara mesafeli bölgelerde bulunan konutların daha zor satıldığı ifade ediliyor.

Taşçı, özellikle ulaşım avantajı olmayan ve çevresel imkanları sınırlı kalan konutların, doğru fiyat politikası uygulanmadığı sürece alıcı bulmakta zorlandığını aktardı. Piyasada artık alıcıların yalnızca metrekareye değil, günlük yaşam konforuna da dikkat ettiği vurguladı.

thumbs-b-c-0ccbb35a9992ac8d55b71469e3261e1d.jpg

Bakımsız ve masraf çıkaran evlere ilgi azalıyor

Satış süresini uzatan bir diğer unsurun ise konutun fiziki durumu olduğu belirtiliyor. Tadilat gerektiren, eski görünen veya bakım masrafı çıkaracağı düşünülen evlerin alıcı açısından geri planda kaldığı ifade ediliyor. Uzmanlara göre günümüzde alıcılar yalnızca evin satış bedeline odaklanmıyor; satın alma sonrasında oluşabilecek maliyetleri de hesaba katıyor.

Bu nedenle boya, tesisat, mutfak ve banyo gibi alanlarda ek masraf çıkarabilecek konutların daha zor satıldığı belirtilirken, bazı alıcıların bu tür evlerden tamamen uzak durduğu kaydediliyor. Ayrıca bu durumun pazarlık süreçlerini de zorlaştırdığı ve satıcıların fiyat indirimine yönelmek zorunda kaldığı ifade ediliyor.

Yeni nesil alıcılar yaşam kalitesine odaklanıyor

Konut tercihinde artık yalnızca yatırım düşüncesinin öne çıkmadığını belirten uzmanlar, yaşam kalitesinin de belirleyici hale geldiğini ifade ediyor. Bu kapsamda kat planı, odaların kullanışlı olması, doğal ışık alması ve metrekare verimliliği gibi detayların satın alma kararında önemli rol oynadığı aktarılıyor.

Dar odalı, karanlık veya kullanışsız plana sahip dairelerin satış süresinin daha uzun olduğu belirtilirken, yeni nesil alıcıların özellikle ferah yaşam alanlarına yöneldiği ifade ediliyor. Alıcı beklentilerindeki değişim nedeniyle eski tip planlamaya sahip bazı konutların piyasada daha az ilgi gördüğü kaydediliyor.

Serap Taşçı, konut piyasasında yaşanan değişimi şu sözlerle değerlendirdi:

“Piyasa artık eskisi gibi değil. ‘Nasıl olsa satılır’ dönemi büyük ölçüde geride kaldı. Doğru fiyat, doğru sunum ve doğru strateji bir araya gelmeden satış yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Önümüzdeki süreçte satılabilen konutlarla satılamayanlar arasındaki fark daha da açılacak.”

Taşçı ayrıca, hem yatırımcıların hem de mülk sahiplerinin piyasayı yalnızca ilan fiyatlarına bakarak değerlendirmemesi gerektiğini belirterek, gerçek satış verilerinin dikkate alınmasının önemine dikkat çekti.