Eski betonun gerçek yüzü kentsel dönüşümün önemini bir kez daha gösterdi
Deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye’de eski binaların güvenliği her geçen gün daha fazla tartışılıyor. Dışarıdan sağlam görünen birçok yapı, yılların etkisi ve düşük kaliteli malzemeler nedeniyle ciddi riskler barındırabiliyor.
Sosyal medyada paylaşım yapan bir inşaat mühendisinin yıkım sırasında gerçekleştirdiği test de bu gerçeği çarpıcı biçimde ortaya koydu. Görüntülerde, yaklaşık 50 yıllık bir binanın döşeme betonunda bulunan 60 santimetrelik alanın balyoz darbeleriyle yalnızca 45 saniye içinde dağılması dikkat çekti.
C30 betonla aynı sonuç mümkün değil
Videoda yer alan değerlendirmeye göre, söz konusu yapı günümüzde kullanılan C30 sınıfı betonla inşa edilmiş olsaydı aynı deliğin balyozla açılması neredeyse imkânsız olacaktı. Santimetrekare başına yaklaşık 300 kilogram basınca dayanabilen C30 betonun aksine, geçmişte yaygın olarak kullanılan ve elle karılan deniz kumlu betonların dayanım seviyesi oldukça düşük kalıyor.
Uzmanlara göre bu fark, kentsel dönüşümün neden bir tercih değil, can güvenliği açısından zorunluluk olarak görülmesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.
Binadaki betonun kalitesi nasıl anlaşılır?
Bir yapının beton kalitesini gözle anlamak mümkün değil. Ancak uzmanların başvurduğu bazı yöntemler, yapının gerçek durumunu ortaya çıkarabiliyor.
Özellikle eski yapılarda uygulanan karot testinde, taşıyıcı kolonlardan alınan beton numuneleri laboratuvar ortamında inceleniyor ve dayanım seviyesi ölçülüyor.
Betonun yanı sıra kolonların içindeki demir miktarı ve durumu da büyük önem taşıyor. Özel tarama cihazlarıyla donatıların sayısı, yerleşimi ve olası paslanmalar tespit edilebiliyor.
Belediyelerdeki belgeler incelenebilir
Ev satın almayı düşünen vatandaşlar, ilgili belediyelerin İmar ve Şehircilik Müdürlüklerine başvurarak binanın ruhsat, proje, zemin etüdü ve yapı denetim kayıtlarını inceleme hakkına sahip bulunuyor.








