Eski damada kira davasında Yargıtay kararı: Sözleşme yoksa kira talebi reddedildi
İstanbul’da yaşayan bir kişi, 2020 yılında kızının boşandığı eşine karşı dava açtı. Davacı, kızının evlilik döneminde eski damadıyla birlikte yaşadığı ve kendi adına kayıtlı olan ev için kira bedeli talep etti. Ayrıca eski damadının kendisinden altın ve döviz cinsinden aldığı borçları da geri ödemesini istedi.
Eski damat ise taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını ve herhangi bir borcunun olmadığını savundu.
Kira talebi yönünden karar değişmedi
Davayı inceleyen Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem kira hem de diğer borç taleplerini reddetti. İstinaf başvurusu da sonuç vermeyince davacı dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira talebinin reddine ilişkin kararı hukuka uygun buldu. Kararın gerekçesinde, evin yaklaşık beş yıl boyunca davacının kızı ve eski damadı tarafından kullanıldığı, ancak taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığı belirtildi.
El yazılı borç belgesi için bozma kararı
Yargıtay, altın ve döviz cinsinden olduğu ileri sürülen borçlar bakımından ise farklı bir değerlendirme yaptı. Dosyada, eski damadın el yazısıyla borç miktarlarını yazdığı ve “aldım” ifadesini kullandığı bir belgenin bulunduğu belirtildi.
Daire, bu belgenin adi senet niteliğinde olup olmadığının ve delil olarak taşıdığı değerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti. Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında, tarafların iddialarını dayandırdıkları olguları ispatlamakla yükümlü olduğu da hatırlatıldı.
Belgenin değerlendirilmeden karar verilmesini hukuka aykırı bulan Yargıtay, diğer borç talepleri yönünden kararı bozdu. Böylece kira talebinin reddi kesinleşirken, altın ve döviz borçlarına ilişkin uyuşmazlığın yeniden incelenmesinin önü açıldı.





