İnşaatta çifte avantaj: Alçı sistemleri maliyeti ve bina yükünü azaltıyor
İnşaat sektöründe maliyetleri düşürme ve yapıların performansını artırma arayışında alçı levha sistemleri öne çıkıyor. İstanbul’da düzenlenen 24. Küresel Alçı Konferansı’nda sektörün teknolojik gelişmeleri, sürdürülebilirlik ve alçı ürünlerinin yapılardaki kullanım alanları ele alındı.
Türkiye Alçı Üreticileri Derneği (ALÇIDER) Yönetim Kurulu Başkanı Asilhan Arslan, alçı ürünlerinin maliyet ve hafiflik açısından sunduğu avantajlara dikkat çekti.
Alçı ürünlerinde yüzde 30 maliyet avantajı
Arslan, alçı ürünlerinin muadil yapı çözümlerine kıyasla yüzde 30 daha düşük maliyetle uygulanabildiğini belirtti. Alçı levhaların duvar ve tavan sistemlerinin yanı sıra su yalıtımı, yangına dayanım ve akustik gibi farklı ihtiyaçlara yönelik çözümlerde kullanıldığını aktardı.
Alçı levhaların hafif yapısının binaya binen yükü azalttığını vurgulayan Arslan, deprem performansı açısından da sistemin önemine işaret etti. Arslan, alçı levha duvarların esnekliğinin deprem yükleri karşısında avantaj sağlayabileceğini ifade etti.
Türkiye alçı üretiminde dünya sıralamasında
Arslan’ın verdiği bilgilere göre Türkiye, yıllık 15 milyon tonu aşan üretim kapasitesiyle dünyanın dördüncü büyük alçı üreticisi konumunda. Üretimin yaklaşık yüzde 30’u ihraç edilirken sektörün toplam ekonomik büyüklüğü 600 milyon doların üzerinde bulunuyor.
Türkiye’nin 2025 yılında alçı levha ihracatı yaklaşık 180 milyon dolar, yapı alçısı ihracatı ise 54 milyon dolar oldu. Bu yıl için alçı levha ihracatında 190 milyon dolar, yapı alçısı ihracatında ise 60 milyon dolar seviyesinde gelir hedefleniyor.
Alçı levhalar yaklaşık 30 ülkeye ihraç edilirken, başlıca pazarlar arasında ABD, Irak, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Gürcistan, İtalya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Bulgaristan yer alıyor.
Küresel sektör İstanbul’da buluştu
Alçı sektöründe faaliyet gösteren 500’den fazla katılımcının yer aldığı 24. Küresel Alçı Konferansı’nda üretim teknolojileri, enerji verimliliği, geri dönüşüm ve çevresel sürdürülebilirlik konuları gündeme geldi.
Yaklaşık 100 standın bulunduğu organizasyonun, farklı ülkelerden sektör temsilcileri arasında teknoloji ve bilgi paylaşımını artırması hedefleniyor. Arslan, Türkiye’nin üretim kapasitesinin yanı sıra teknoloji geliştirme ve ihracat alanlarında da önemli bir konumda bulunduğunu belirtti.





