Gayrimenkulde 5 yılın en düşük seviyesi: "Yüksek vergi piyasayı kilitledi!"
Türkiye gayrimenkul piyasası, 2026 yılına son yılların en zayıf başlangıcını yaparak girdi. Yılın ilk üç ayına ilişkin açıklanan veriler sektördeki durgunluğun boyutlarını gözler önüne serdi. Geçen yılın aynı dönemine göre toplam satışlar yüzde 9,5 oranında azalarak 628 bin 255 seviyesine geriledi. Bu rakam, son 5 yılın en düşük ilk çeyrek verisi olarak kayıtlara geçti.
Vergi yükü sektörü kilitliyor
Sektördeki bu daralmayı değerlendiren Ankara Ticaret Odası (ATO) Emlak Komite Başkanı ve Meclis Kenan Bayram, sorunun temelinde vergi politikalarının yattığını savundu. Gayrimenkullerin gerçek değerleri üzerinden satılmasının prensipte desteklendiğini ancak mevcut oranların buna izin vermediğini ifade eden Bayram, ''Vergi yükü piyasayı kilitliyor. Mevcut sistemde satışların gerçek bedeller üzerinden gösterilmesi piyasa koşullarıyla örtüşmüyor ve bu durum işlem hacmini doğrudan etkiliyor'' dedi.

250 alt sektör tehlikede
Uzmanlar, gayrimenkuldeki bu yavaşlamanın sadece konutla sınırlı kalmayacağı görüşünde. İnşaat sektörüyle doğrudan bağlantılı olan yaklaşık 250 alt sektörün de bu durgunluktan zincirleme şekilde etkilenebileceği belirtiliyor. Bu durumun üretimden istihdama kadar ekonominin pek çok alanında risk oluşturulabileceği değerlendiriliyor.
Daralmanın en korkutucu etkilerinden birinin kentsel dönüşüm projelerinde yaşanması bekleniyor. Artan maliyetler ve ağırlaşan vergi yükü nedeniyle dönüşüm süreçlerinin sekteye uğradığına dikkat çeken temsilciler, bu durumun Türkiye'nin deprem gerçeği karşısında stratejik bir risk teşkil ettiğini vurguluyor.
İlk çeyrekte toplam konut satışı 628 bin 255 adet olurken yıllık değişim yüzde 9,5'luk gerileme olarak kaydedildi.
Politikalar yeniden düzenlenmeli
Sektörün sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için vergi politikalarının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Kenan Bayram, aksi takdirde durgunluğun derinleşeceği konusunda uyardı. Sektör temsilcilerine göre, doğru adımlar piyasayı yeniden canlandırabilir; ancak gecikilecek her günün ekonomik maliyeti çok daha ağır oluyor.








