Kentsel dönüşümde imza tuzağına dikkat!
Türkiye genelinde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendirirken, süreçte imzalanan sözleşmelerin içeriği her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Uzmanlar, standart ve detayları incelenmemiş sözleşmelerin ilerleyen dönemde telafisi zor mağduriyetlere yol açabileceğini belirtiyor.
En büyük risk sözleşme detaylarında gizli
Gayrimenkul hukuku alanında çalışan uzmanlara göre, birçok kişi binasının yenilenecek olmasının verdiği güvenle sözleşme maddelerini yeterince incelemeden onaylıyor. Ancak bu yaklaşım, ileride hem mülkiyet hakları hem de mali sorumluluklar açısından ciddi sorunlar doğurabiliyor.
Özellikle kentsel dönüşüm sözleşmelerinde hak ve yükümlülüklerin açık şekilde tanımlanmamış olması, taraflar arasında anlaşmazlıklara neden olabiliyor.
İnşaat bitince beklenmedik borçlar çıkabilir
Hukukçuların dikkat çektiği en önemli konulardan biri ise inşaat tamamlandıktan sonra ortaya çıkabilecek mali yükümlülükler. Uzmanlar, sözleşmede gerekli güvenceler yer almıyorsa müteahhit tarafından kesilecek faturaların ev sahipleri için ciddi bir mali külfet oluşturabileceğini ifade ediyor.
Konuyla ilgili değerlendirmede şu ifadeler kullanıldı:
"Yasal prosedür gereği müteahhit inşaat bitiminde maliklere fatura kesmek zorundadır. Eğer sözleşmede bu faturanın sınırları net çizilmediyse, yasal boşluklardan faydalanılarak kesilen yüksek tutarlar kat maliklerini sürpriz birer borçlu haline getiriyor. Sözleşmede bu durumu engelleyecek özel maddeler mutlaka yer almalı."
Teminat bedeliyle ilgili yanlış bilinenler
Uzmanlar ayrıca, bakanlık tarafından alınan yüzde 6'lık teminat bedelinin kira yardımı veya tazminat ödemeleri için kullanılamayacağını hatırlatıyor. Bu kaynağın yalnızca inşaat sürecine ilişkin güvence amacıyla değerlendirildiği belirtiliyor.
Bu nedenle vatandaşların imza atmadan önce sözleşmeleri hukuk uzmanlarına inceletmesi ve tüm maddeleri ayrıntılı şekilde değerlendirmesi tavsiye ediliyor.








