Kentsel dönüşümle birlikte arsa payı sorunu açığa çıktı

Türkiye’nin dört bir yanında hız kazanan kentsel dönüşüm süreci, özellikle 2007 yılı ve öncesinde inşa edilen binalarda "arsa payı" krizini gün yüzüne çıkardı.
Kentsel dönüşümle birlikte arsa payı sorunu açığa çıktı

Kentsel dönüşüm projeleri, eski yapı stoklarının yenilenmesini sağlarken, mülkiyet haklarına dair geçmişte yapılan hataları da görünür hale getirdi. Benzer özelliklere sahip taşınmazların aynı arsa payına sahip olmaması, dönüşüm sürecinde mülk sahiplerinin hak ettiğinden daha düşük metrekarelere ya da haklara sahip olmasına neden oluyor.

Müteahhit beyanıyla paylar yanlış belirleniyor

2007 yılı ve öncesindeki yapıların arsa paylarının bilimsel bir kritere göre değil, müteahhitlerin inisiyatifi ve beyanıyla belirlenmiş olması büyük bir sorun yaratıyor. Antalya'da emlakçılık yapan Halil Mert, bu adaletsizliği şu sözlerle özetliyor:"Aynı katta ve şerefiyeye sahip iki dairenin farklı arsa paylarına sahip olduğu durumlarla karşılaşıyoruz. Vatandaşlarımız 2010 öncesi gayrimenkullerin arsa paylarını mutlaka kontrol etmeli."

thumbs-b-c-e2b2ed604bd5694ed2789ba669658b6a.jpg

Arsa payı düşük olanlar mağdur ediliyor

Arsa payının adil dağıtılmaması, bina yıkıldığında mülk sahibinin elindeki hissenin değerini doğrudan etkiliyor. Konuya ilişkin konuşan Avukat Emrah Taşkın,"Taşınmazınız deniz gören bir cephede olabilir, metrekare olarak çok geniş olabilir. Ancak arsa payınız düşükse, kentsel dönüşüm sonrasında hak ettiğinizden daha düşük bir alana sahip oluyorsunuz." ifadelerini kullandı.

Bina yıkılmadan önce dava açılmalı

Arsa payı hususunda haksızlığa uğradığını düşünen vatandaşların izlemesi gereken hukuki süreçler bulunuyor. Öncelikle tapudan yönetim planları alınarak karşılaştırılma yapılmalı. Eğer bir haksızlık varsa Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 'arsa payı düzeltim davası' açılmalı. Ayrıca Avukat Emrah Taşkın, bu konuda hayati bir uyarıda bulunarak bina yıkılmadan önce bu davanın açılması gerektiğinin altını çiziyor.