Konutta yeni dönem: Tek kişilik haneler arttı, küçük dairelere talep yükseldi

Türkiye’de tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20’yi aşarken, konut sektöründe 1+1 ve 2+1 daireler öne çıkmaya başladı. Değişen yaşam biçimi ve ekonomik koşullar, konut üretiminde yönü küçük metrekareli projelere çevirdi.
Konutta yeni dönem: Tek kişilik haneler arttı, küçük dairelere talep yükseldi

Türkiye’de konut piyasası yalnızca ekonomik gelişmelerle değil, aynı zamanda toplumsal yapının değişimiyle de yeniden şekilleniyor. Geçmişte ağırlıklı olarak 3+1 ve 4+1 dairelerin tercih edildiği projelerde bugün 1+1 ve 2+1 konutlar daha fazla yer buluyor. Sektör temsilcileri, bu dönüşümün arkasında değişen aile yapısı, şehirleşme, yaşam maliyetlerindeki artış ve tek kişilik hanelerin çoğalmasının bulunduğunu belirtiyor.

Hane yapısı küçülüyor, talep değişiyor

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2008 yılında ortalama hane halkı büyüklüğü 4 kişi seviyesindeyken, 2025 itibarıyla bu oran 3,08’e geriledi. Aynı dönemde tek kişilik hanelerin oranı yüzde 20,5’e yükseldi. Bu değişim, konut talebinin niteliğini de doğrudan etkileyerek daha küçük ve fonksiyonel yaşam alanlarına yönelimi artırdı.

666986-2125580914.jpg

Yaşam tarzı ve ekonomi konut tercihlerini belirliyor

Gençlerin daha geç evlenmesi, tek başına yaşamayı tercih eden profesyonellerin artması ve büyük şehirlere göç, küçük metrekareli konutlara olan ihtiyacı güçlendirdi. Öte yandan yükselen konut fiyatları, kredi maliyetleri ve artan yaşam giderleri de daha ulaşılabilir ve düşük maliyetli konutlara yönelimi hızlandırdı. Bu tablo, 1+1 ve 2+1 daireleri hem oturum hem yatırım açısından daha cazip hale getirdi.

Konut üretiminde sosyolojik dönüşüm etkisi

Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, konut üretiminde artık yalnızca ekonomik göstergelerin değil, toplumsal dönüşümün de belirleyici olduğunu vurguladı. Yılmaz, değişen yaşam biçiminin konut tasarımlarını doğrudan etkilediğini belirterek, küçük metrekareli ancak fonksiyonel projelerin önümüzdeki dönemde daha da ağırlık kazanacağını ifade etti.

Sektördeki genel beklenti, büyükşehirlerde geliştirilecek yeni projelerde küçük metrekareli konutların payının artması ve konut üretiminin demografik değişime paralel şekilde şekillenmeye devam etmesi yönünde.