Orta Doğulu zenginlerin yeni rotası Avrupa gayrimenkulleri!
Orta Doğu'da savaş ortamı olması nedeniyle, bölge sermayesi B planı için harekete geçti. Küresel gayrimenkul danışmanlık şirketlerinin verilerine dayanan verilere göre; Orta Doğulu varlıklı aileler ve yatırımcılar, varlıklarını korumak ve aileleri için güvenli bir yaşam alanı oluşturmak amacıyla rotayı Avrupa'nın prestijli başkentlerine çevirdi. Özellikle Londra, Paris ve Madrid gibi metropollerdeki lüks konut talebinde rekor artış gözlemleniyor.
Güvenli liman arayışı altın vizeleri canlandırdı!
Kişilere yatırım yoluyla vatandaşlık veya oturum izni veren Altın Vize yani Golden Visa programları, Orta Doğulu zenginler arasında yeniden popüler oldu. Bölgedeki istikrarsızlıktan kaçmak isteyen yatırımcılar, sadece lüks bir ev almakla kalmıyor aynı zamanda Avrupa Birliği sınırları içerisinde hareket özgürlüğü sağlayan yasal statülerin de peşine düşüyor.
Yunanistan ve İspanya gibi Akdeniz kuşağındaki ülkeler, nispeten uygun yatırım eşikleriyle Orta Doğulu orta-üst sınıfın gözdesi konumunda. Londra, özellikle Körfez ülkelerindeki ultra zenginler için geleneksel güvenli liman olma özelliğini koruyor.
Savaş riski yatırım iştahını şekillendiriyor
Sektör uzmanları, Orta Doğu'daki gerilimin lüks segmentindeki satın alma motivasyonunu değiştirdiğini belirtiyor. Eskiden sadece yatırım ve prestij odaklı yapılan alımlar, yerini acil durumda sığınacak bir yuva stratejisine bıraktı. Zengin yatırımcılar için Avrupa'daki gayrimenkul alımları, bir nevi yaşam sigortası olarak görülüyor.
Lüks segmentte fiyatlar hareketli
Avrupa'nın lüks konut piyasası, Orta Doğu'dan gelen bu ani talep dalgasıyla birlikte fiyat artışları yaşamaya başladı. Özellikle 5 milyon Euro ve üzeri değere sahip mülklere pazarlık paylarının azaldığı ve satış sürelerinin kısaldığı ifade ediliyor. Bu durum, yerel piyasada lüks konut arzının daralmasına neden olurken, fiyatların yukarı yönlü baskılanmasına yol açıyor.
Önceki yıllarda daha çok Suudi Arabistan ve Kuveyt kökenli sermaye ön plandayken, 2026 yılı itibarıyla Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'dan gelen taleplerinde çeşitlendiği gözlemleniyor. Orta Doğu'daki siyasi tansiyon düşmediği sürece, Avrupa gayrimenkul piyasasına akan bu sıcak sermayenin 2026 yılının geri kalanında da artarak devam etmesi bekleniyor.








