Piyasalardaki dalgalanma yatırımcıyı yeniden konuta yöneltebilir
Piyasalarda son dönemde yaşanan hareketlilik, yatırımcıların risk algısını ve tercihlerini yeniden gündeme taşıdı. Borsada geçen hafta yaşanan yaklaşık yüzde 8'lik düşüş ve yatırım fonlarındaki likidite sorunlarının, tasarruf sahiplerini farklı yatırım araçlarına yöneltebileceği değerlendiriliyor.
Gayrimenkul yatırımının öne çıkan özellikleri
Gayrimenkul Uzmanı Selçuk Hiçdurmaz, gayrimenkul yatırımında yatırımcının fiziksel bir varlığa sahip olduğuna dikkat çekti. Hiçdurmaz, konut veya ticari mülkün konumu ve niteliğine bağlı olarak kira geliri elde edilebildiğini, uzun vadeli yatırım perspektifinde ise gayrimenkulün enflasyona karşı koruma sağlayabileceğini belirtti.
Hiçdurmaz, "Yüksek getiri kadar paranızın karşılığında neye sahip olduğunuzun önemi de ortaya çıktı. Gayrimenkulde somut varlık, kira getirisi, uzun vadeli değer saklama aracı ve tapu var" dedi.
Yüksek faiz talebi sınırlıyor
Gayrimenkul piyasasının önündeki en büyük engellerden birinin yüksek finansman maliyetleri olduğunu belirten Hiçdurmaz, politika faizinin yüzde 37 seviyesinde bulunduğu dönemde konuta erişimin ve talebin sınırlanabildiğini ifade etti.
Hiçdurmaz ayrıca gayrimenkulün risksiz bir yatırım olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Yatırımda risk ve vade de önem taşıyor
Gayrimenkulde likidite, bakım ve onarım giderleri, vergiler, boş kalma riski ve bölgesel fiyat farklılıkları gibi unsurların dikkate alınması gerekiyor. Hiçdurmaz, özellikle maketten yapılan alımlarda dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Resmi verilere göre ağustosta Türkiye genelinde 127 bin 410 konut satıldı. Satışlar yıllık bazda yüzde 14,7 gerilerken, konut fiyat endeksinde kira getirisi hariç reel yıllık düşüş yüzde 6,5 oldu.





