Tahliye davalarında yeni dönem: İstinaf süreci hızlanıyor

Mülk sahipleri ve kiracılar arasındaki uyuşmazlıklarda yargı süresinde yapılan yeni düzenlemeyle tahliye davalarındaki istinaf süreci kısalırken, yargıdaki parasal sınırların güncellenmesiyle birçok dosya daha hızlı karara bağlanacak.
Tahliye davalarında yeni dönem: İstinaf süreci hızlanıyor

Türkiye'de son dönemde mahkemelerin en yoğun mesai harcadığı konuların başında gelen tahliye davaları için kritik bir eşik aşılıyor. Özellikle istinaf mahkemelerindeki yığılmalar nedeniyle 2-3 yıla kadar uzayabilen süreçlerin önüne geçmek amacıyla yargı mekanizması hızlandırılıyor. 2026 yılı itibarıyla devreye giren yeni parasal sınırlar ve usul düzenlemeleri, tahliye kararlarının kesinleşme hızını doğrudan etkileyecek.

İstinaf sınırı 50 bin TL'ye yükseldi

Yargıdaki parasal sınırların yeniden değerleme oranıyla güncellenmesi sonucu, 1 Ocak 2026'dan itibaren açılan davalarda istinaf kesinlik sınırı 50 bin TL olarak belirlendi. Bu düzenleme uyarınca, dava değeri veya kira alacağı bu tutarın altında kalan dosyalar yerel mahkemede verilen kararla kesinleşecek ve bölge adliye mahkemelerine gitmeden sonuçlanabilecek. Bu durum, düşük bedelli uyuşmazlıklarda tahliye sürecini aylar hatta yıllar öncesine çekecek.

Tahliye kararı artık beklemiyor

Yeni hukuki uygulamalarda öne çıkan en önemli detaylardan biri, ilk derece mahkemesinin verdiği tahliye kararının istinafa taşınmasının tek başına tahliyeyi durdurmamasıdır. Kiracının tahliyeyi durdurabilmesi için istinaf başvurusunu tehiri icra talepli yapması ve mahkemenin belirlediği 3 aylık kira bedeline denk gelen teminat tutarını icra dairesine yatırması gerekiyor. Bu şartlar sağlanmadığı zaman, dosya üst mahkemede incelenirken dahi tahliye işlemleri gerçekleştirilebilecek.

Dava türüne göre hız değişiyor

Dava türüne göre hız farkları da belirginleşiyor. Noter onaylı tahliye taahhütnamesine dayanan dosyalar, ihtiyaç nedeniyle açılan davalara göre çok daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılıyor. Ayrıca, zorunlu arabuluculuk sürecinin 3+1 haftalık kısa sürede tamamlanması zorunluluğu, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülme ihtimalini artırarak yargının üzerindeki yükü hafifletiyor.