Üç konut projesindeki yabancı yatırımcılar vatandaşlık iptaliyle karşı karşıya
Türkiye’den taşınmaz satın alarak yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanan bazı yabancılar, yıllar sonra vatandaşlıklarının geri alınmasına yönelik işlemlerle karşı karşıya kaldı. Hayatpark projesinin ardından benzer sürecin Babacan ve Vira İstanbul’dan konut alan bazı yatırımcılar için de yaşandığı bildirildi.
Yatırımcılar, vatandaşlık başvuruları sırasında resmi prosedürleri yerine getirdiklerini ve daha sonra gündeme gelen usulsüzlük iddialarından haberdar olmadıklarını savunuyor. Sürecin yalnızca vatandaşlık statüsünü değil, Türkiye’de kurulan yaşamları da etkilediği belirtiliyor.
Ailelerin günlük hayatı da etkilendi
Vatandaşlıkla ilgili işlemler nedeniyle bazı kişilerin ikamet, seyahat ve bankacılık işlemlerinde sorunlarla karşılaştığı, çocukların eğitim durumlarının da belirsiz hale geldiği aktarılıyor.
Süreci takip eden Avukat Bayram Kocamer, yatırımcıların sermayelerini Türkiye’ye getirerek taşınmaz aldığını ve resmi incelemelerin ardından vatandaşlık kazandığını belirtti. Kocamer, devletin onayına güvenerek yatırım yapan kişilerin durumunun ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Her yatırımcının dosyası ayrı incelenmeli
Kocamer’e göre bir projede usulsüzlük tespit edilmesi, aynı projeden konut alan herkesin bu usulsüzlüğe dahil olduğu anlamına gelmiyor. Yatırımcının yaptığı ödeme, başvuru sırasında sunduğu belgeler ve iddia edilen usulsüzlükle bağlantısı ayrı ayrı incelenmeli.
Avukat, idarenin gerekli incelemeleri yapmasının doğal olduğunu ancak iyi niyetli yatırımcıların haklarının da korunması gerektiğini ifade etti.
Tebligat tarihine dikkat
Vatandaşlık işlemleriyle ilgili karar alan kişilerin dava ve başvuru sürelerini kaçırmaması gerektiğine dikkat çeken Kocamer, kararın gerekçesiyle birlikte tebliğ tarihinin kontrol edilmesini önerdi.
Vatandaşlık, uygunluk belgesi, ikamet ve sınır dışı işlemlerinin birbirinden farklı hukuki süreçlere tabi olabileceğini belirten Kocamer, bir işlem için açılan davanın diğer işlemler bakımından otomatik olarak hak kaybını önlemeyebileceği uyarısında bulundu.
Eş ve çocukların durumu ayrıca değerlendirilebilir
Bazı dosyalarda vatandaşlık, ceza soruşturması, ikamet ve idari yargı süreçlerinin aynı anda yürüyebileceğini belirten Kocamer, ana yatırımcı hakkındaki işlemlerin eş ve çocukların statüsünü kendiliğinden güvence altına almayabileceğini söyledi.
Kocamer ayrıca, dava süreci devam ederken ailelerin eğitim, sağlık ve ikamet gibi konularda mağduriyet yaşamaması için mevzuat kapsamında uygulanabilecek çözümlerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
6 binden fazla kişinin vatandaşlığı iptal edilmişti
İçişleri Bakanlığı daha önce yatırım yoluyla vatandaşlık işlemlerinde tespit edilen usulsüzlükler kapsamında 1.150 yatırımcının yatırım uygunluk belgesinin iptal edildiğini açıklamıştı. Bu kişiler ile aile fertleri dahil 5 bin 391 kişinin vatandaşlık kararının iptal edildiği, kamu düzeni ve milli güvenlik gerekçesiyle vatandaşlığı geri alınanlarla birlikte toplam sayının 6 bin 134’e ulaştığı bildirilmişti.





