Yargıtay’dan evlilik öncesi alınan ev kararı!
Boşanma sürecinde mal paylaşımının nasıl yapılacağı, özellikle evlilikten önce krediyle alınan konutlarda merak konusu oluyor. Yargıtay’ın değerlendirmesi, yalnızca tapunun hangi tarihte alındığına değil, kredi ödemelerinin ne zaman ve hangi kaynakla yapıldığına da bakılması gerektiğini ortaya koydu.
Evlilikten önce alınan ev kimin sayılır?
Yasal mal rejimine göre evlilikten önce satın alınan konut, kural olarak satın alan eşin kişisel malı kabul ediliyor. Bu nedenle diğer eş, yalnızca evlilik nedeniyle taşınmazın yarısına otomatik olarak ortak olmuyor.
Ancak konutun kredi borcunun evlilik sırasında ödenmeye devam edilmesi, mal paylaşımı hesabını değiştirebiliyor.
Evlilikte ödenen taksitler neden önemli?
Yargıtay’ın önüne gelen dosyada, eşlerden biri 240 bin lira tutarında ve 120 ay vadeli konut kredisi kullandı. Kredinin 7 taksiti evlilikten önce, 32 taksiti ise evlilik sırasında ödendi. Kalan ödemeler ise mal rejiminin sona ermesinden sonra yapıldı.
Davacı eş, evlilik süresince ödenen kredi taksitleri nedeniyle değer artış payı talebinde bulundu.
Yargıtay, kredi ödemelerinin hangi kaynaktan yapıldığı ve taşınmazın değerinin yeterince araştırılmadan karar verilemeyeceğine hükmederek yerel mahkemenin kararını bozdu.
Evin yarısı değil, alacak hakkı gündeme geliyor
Evlilik sırasında ortak gelirlerden veya diğer eşin kişisel malından yapılan kredi ödemeleri, somut olayın koşullarına göre kişisel mala yapılan katkı olarak değerlendirilebiliyor.
Bu durumda katkıda bulunan eşin alacak hakkı gündeme gelebiliyor. Ancak hesaplama doğrudan evin yüzde 50’si üzerinden yapılmıyor. Ödenen miktar, katkının oranı ve taşınmazın mal rejiminin sona erdiği tarihteki değeri gibi unsurlar dikkate alınıyor.
Dolayısıyla evlilikten önce alınmış bir ev boşanmada otomatik olarak eşler arasında yarı yarıya paylaşılmıyor. Ancak evlilik sırasında bu ev için yapılan kredi ödemeleri, şartları oluştuğunda mal rejiminin tasfiyesinde hesaba katılabiliyor.





