Arazi yatırımlarında reel kayıp büyüyor

Pandemi döneminde yatırımcıların gözdesi haline gelen tarla ve arazi piyasasında rüzgar tersine döndü. Son bir yılda fiyatlar nominal olarak artsa da, birçok ilde getiriler enflasyonun gerisinde kaldı.
Arazi yatırımlarında reel kayıp büyüyor

Türkiye genelinde arazi yatırımlarında dikkat çekici bir yavaşlama yaşanıyor. Gayrimenkul veri platformu Endeksa'nın Mayıs 2026 verilerine göre tarla, bağ ve bahçe niteliğindeki arazilerin ortalama metrekare fiyatı 766 TL'ye yükseldi. Ancak yıllık bazda kaydedilen yüzde 14,67'lik artış, aynı dönemdeki yüzde 32,37'lik enflasyonun altında kaldı.

Bu tablo, arazi yatırımcılarının reel anlamda değer kaybı yaşadığını ortaya koydu.

Pandemi dönemindeki yükseliş ivmesi zayıfladı

2021 sonrası dönemde doğaya yönelim, alternatif yaşam arayışları ve düşük faiz ortamının etkisiyle arazi fiyatlarında hızlı yükselişler görülmüştü. Ancak son dönemde artan faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve yatırım tercihlerindeki değişim piyasadaki hareketliliği önemli ölçüde azalttı.

Uzmanlara göre arazi yatırımları artık önceki yıllardaki yüksek getiri performansından uzak bir görünüm sergiliyor.

Enflasyonun üzerinde kazandıran iller belli oldu

Türkiye genelinde incelenen iller arasında yalnızca 9 şehirde arazi fiyatlarındaki artış yıllık enflasyonun üzerine çıktı.

Listenin başında yüzde 69,34'lük yükselişle Diyarbakır yer alırken, Kırşehir yüzde 61,62 ile ikinci sıraya yerleşti. Hakkâri, Bingöl, Uşak, Şanlıurfa, Muş, Şırnak ve Trabzon da yatırımcısına enflasyonun üzerinde getiri sağlayan iller arasında yer aldı.

Büyükşehirlerde tablo farklı

İstanbul, Ankara ve İzmir'de ise arazi fiyatlarındaki artış enflasyon karşısında yetersiz kaldı. Son bir yılda İstanbul'da yüzde 20,38, İzmir'de yüzde 12,61 ve Ankara'da yüzde 8,04 oranında artış yaşandı.

Sektör temsilcileri, yüksek faiz ortamının yatırımcıları mevduat ve altın gibi daha likit araçlara yönlendirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, faizlerde olası bir gerileme yaşanması halinde arazi piyasasında yeniden hareketlilik görülebileceğini ifade ediyor.

Buna karşın tarımsal üretim gücü yüksek bölgeler ile yeni ulaşım ve sanayi yatırımlarının bulunduğu şehirlerin önümüzdeki dönemde daha güçlü performans göstermesi bekleniyor.