Gayrimenkulde alıcı bekleyişi uzadı: Satışlar yavaşladı, iş yerlerinde boşluk arttı
Gayrimenkul piyasasında alıcı ve satıcı arasındaki fiyat beklentileri arasındaki fark, işlemlerin hız kazanmasını zorlaştırıyor. Finansman bulmakta güçlük çeken alıcılar konut alımını ertelerken, nakit sahibi yatırımcılar da fiyatların daha fazla gerilemesini bekliyor. Bu tablo, satılık konutların ilanlarda daha uzun süre kalmasına neden oluyor.
Konutlarda pazarlık payı yüzde 20’ye ulaşabiliyor
Piyasa değerlendirmelerine göre bazı bölgelerde konutları ilan fiyatının yüzde 10-15 altında, belirli örneklerde ise yüzde 20’ye varan indirimlerle satın almak mümkün olabiliyor. Ancak fiyat avantajı, satışları canlandırmaya yetmiyor.
Altın fiyatlarındaki gerileme ve yatırım fonlarında yaşanan sorunlar da birikimlerini konut alımında kullanmayı planlayan bazı kişilerin kararlarını etkiliyor. Yüksek mevduat faizleri ise birikim sahiplerinin gayrimenkul yerine farklı yatırım araçlarını tercih etmesine neden olabiliyor.
Kiralık konutlarda hareketlilik sınırlı
Kiralık konut piyasasında genel hareketlilik zayıf seyrederken, kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğü bölgelerde farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Evlerini boşaltmak zorunda kalan vatandaşların oluşturduğu talep, bu bölgelerde kiralama faaliyetlerini destekliyor.
Kentsel dönüşüm kaynaklı talebin bulunmadığı yerlerde ise kiralık dairelerin daha uzun süre ilanlarda kaldığı belirtiliyor.
Esnaf küçülüyor, boş iş yeri sayısı artıyor
Ticari gayrimenkul piyasasında da maliyet baskısı etkisini gösteriyor. Giderlerini azaltmak isteyen işletmeler daha küçük alanlara taşınırken, faaliyetlerini sonlandıran veya depo alanlarını birleştiren işletmelerin boşalttığı iş yerleri kiralık olarak piyasaya çıkıyor.
Artan kiralık iş yeri arzı, mülk sahiplerinin yeni kiracı bulmasını zorlaştırırken ticari gayrimenkullerde rekabeti de artırıyor.
Durgunluk Haziran 2027’ye kadar sürebilir
Mevcut piyasa koşullarına ilişkin öngörüler, gayrimenkul sektöründeki durgunluğun Haziran 2027’ye kadar devam edebileceğine işaret ediyor. Ancak bu tarih kesinleşmiş bir sonuç değil, piyasanın geleceğine yönelik bir tahmin niteliği taşıyor.
Finansmana erişimdeki güçlükler, fiyat beklentilerindeki belirsizlikler ve yatırımcıların bekleme eğilimi sürerken, piyasadaki işlem hacminin yeniden canlanmasında finansman koşulları belirleyici olacak.





