Gayrimenkulde turizm odaklı model önerisi: Kalıcı döviz girdisi hedefleniyor
Türk yatırımcıların yurt dışına yönelmesi ve yabancıya konut satışındaki gerileme, gayrimenkul sektöründe yeni arayışları gündeme taşıdı. Uzmanlar, Türkiye'nin sahip olduğu turizm ve yaşam avantajlarının doğru projelerle desteklenmesi halinde uluslararası yatırımcı ilgisinin yeniden artırılabileceğini belirtiyor.
Yurt dışına ilgi artarken yabancı satışları geriliyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre Türk vatandaşlarının yurt dışından yaptığı gayrimenkul yatırımları 2025'te 2 milyar 675 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Aynı dönemde yabancıya konut satışı ise TÜİK verilerine göre 2022'deki zirvenin ardından 2025'te 21 bin 534 adede gerileyerek son dokuz yılın en düşük seviyesini gördü. Bu tablo, sektörde yeni bir denge ihtiyacına işaret ediyor.
Türkiye'nin avantajı doğru projelerle öne çıkabilir
Yüksek Mimar Emrullah Yedikardeş, küreselleşen gayrimenkul piyasasında yatırımcıların artık farklı ülkeleri aynı anda değerlendirebildiğini belirterek, "Bir yanda küreselleşen bir piyasa var. Dijital platformlar sayesinde bugün bir yatırımcı Lizbon, Dubai ve İstanbul’u aynı ekranda yan yana koyup karşılaştırabiliyor." dedi.
Yedikardeş, Körfez'deki jeopolitik riskler ile Avrupa'da artan mülk işgali vakalarının yatırımcı güvenini olumsuz etkilediğini, buna karşın Türkiye'nin coğrafi konumu, iklimi, sağlık altyapısı ve turizm potansiyeliyle önemli avantajlara sahip olduğunu vurguladı.
Sürekli gelir sağlayan modeller öne çıkıyor
Gayrimenkul ile turizmin birbirini besleyen iki sektör olduğuna dikkat çeken Yedikardeş, "Sağlık turizmi odaklı rezidanslar, emeklilik köyleri, uzaktan çalışan yabancılara yönelik yaşam projeleri ve uluslararası öğrenci konutları gibi modeller, düzenli ve kalıcı bir döviz akışını mümkün kılar." ifadelerini kullandı. Yedikardeş ayrıca, oturum ve vatandaşlık uygulamalarında kademeli bir yatırım modeli oluşturulmasının da yabancı yatırımcıyı teşvik edebileceğini dile getirdi.








