Gençlerin konut anlayışı değişti: Büyük evler yerine mikro yaşam!
Arsa ve inşaat maliyetlerindeki artış, hane yapısındaki değişim ve gençlerin farklılaşan beklentileri, konut tasarımında yeni arayışları beraberinde getiriyor. Yüksek mimar ve proje geliştiricisi Emrullah Yedikardeş’e göre geleceğin konutlarında yalnızca metrekare değil, alanın ne kadar verimli kullanıldığı da belirleyici olacak.
Konutta metrekare anlayışı değişiyor
Büyükşehirlerde yükselen arsa maliyetleri ve sınırlı bütçeler, konut üreticilerini mevcut alanı daha işlevsel kullanmaya yöneltiyor. Mikro yaşam, modüler konut ve ortak yaşam alanları (co-living) bu yaklaşımın öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor.
Yedikardeş, mikro yaşamın insanları küçük evlere mahkûm etmek anlamına gelmediğini, asıl hedefin kullanılmayan alanları azaltarak her metrekareye işlev kazandırmak olduğunu belirtiyor.
Bir oda, gün içinde farklı amaçlarla kullanılabiliyor
Modüler mimaride hareketli bölmeler, katlanabilir mobilyalar ve dönüştürülebilen alanlar sayesinde aynı oda farklı zamanlarda çalışma, dinlenme veya uyuma alanı olarak kullanılabiliyor. Bu yaklaşım, özellikle tek kişilik hanelerin arttığı ve uzaktan çalışmanın yaygınlaştığı büyükşehirlerde önem kazanıyor.
Yedikardeş’e göre iyi planlanmış 70 metrekarelik bir konut, tasarımı yetersiz daha büyük bir daireden daha kullanışlı olabiliyor.
Ortak alanlar konutun bir parçası oluyor
Mikro yaşam modelinde bireysel konut alanları daha kompakt tutulurken çalışma salonu, spor alanı, ortak mutfak ve etkinlik mekânları gibi bölümler birlikte kullanılabiliyor. Böylece her dairede ayrı ayrı bulunması gerekmeyen bazı işlevler ortak alanlarda karşılanabiliyor.
Yedikardeş, iyi tasarlanmış ortak çalışma ve spor alanlarının kullanıcıların ihtiyaçlarını daha verimli karşılayabileceğini vurguluyor. Bu modelde amaç, konut alanını küçültürken yaşam imkânlarını azaltmak değil, özel alan ile ortak kullanım arasındaki dengeyi yeniden kurmak.
Kaynak: Habertürk





