Kira ödemesinde tanık devri resmen kapandı
Kira ödemelerinde belge düzenine uymayanları bekleyen büyük risk, bir kira tahliye davasıyla hukuki netlik kazandı. Kira bedellerini elden ödediğini iddia eden ancak elinde yazılı bir makbuz bulunmayan kiracı ile ödeme almadığını savunan ev sahibi arasındaki uyuşmazlık, Yargıtay'ın emsal niteliğindeki kararıyla sonuçlandı.
Elden ödedim demek yeterli değil
Dava sürecinde kiracı, kira borçlarını ev sahibine elden teslim ettiğini ve buna şahitlik edecek tanıklarının olduğunu ileri sürdü. Ancak Yargıtay, usul hukuku açısından kritik bir değerlendirme yaparak, belirli bir tutarın üzerindeki işlemlerin tanıkla ispatlanamayacağına hükmetti. Kararda, ödemenin yapıldığını kanıtlama yükümlülüğünün tamamen kiracıda olduğu hatırlatıldı.

Yazılı belge olmadan ödeme yapılmamış sayılacak
Yargıtay, kira ödemesi gibi periyodik ve hukuki sonuçlar doğuran işlemlerin ispatında tanık dinlenemeyeceğini açıkça belirtti. Karara göre, banka dekontu ya da ev sahibi tarafından imzalanmış bir ödeme makbuzu gibi yazılı deliller sunamayan kiracılar, ödemeyi yaptıklarını kanuni olarak ispatlamış sayılmayacaklar. Bu durum, kiracının aynı kirayı ikinci kez ödemek zorunda kalmasına veya tahliye riskiyle karşı karşıya gelmesine neden olabilecek.
Bu kararın ardından hukukçular, kiracıların kendilerini güvence altına almaları için mutlaka banka kanalıyla ödeme yapmalarını tavsiye ediyor. Eğer ödeme elden yapılacaksa, paranın teslim edildiği anı, miktarını ve hangi aya ait olduğunu açıkça belirten, ev sahibinin ıslak imzasını taşıyan bir belgenin alınması hayati önem taşıyor.
Yargıtay'ın bu kararı, kayıt dışı ödemelerin önüne geçilmesi ve taraflar arasındaki ispat yükümlülüğünün somut belgelere dayandırılması açısından emlak sektöründe yeni bir dönemi başlatıyor.










