Konut alırken öncelik artık güvenlik
Türkiye'de son yıllarda yaşanan depremler, gayrimenkul sektöründe alıcıların beklentilerini önemli ölçüde değiştirdi. Uzmanlara göre artık konut satın almak isteyenler yalnızca bölge, fiyat ya da mimari özelliklere odaklanmıyor; binanın ne kadar güvenli olduğu da en az diğer kriterler kadar önem taşıyor.
Eski yapı stoku endişeleri artırıyor
Sektör verilerine göre Türkiye'deki yapıların yaklaşık yüzde 60'ı 2000 yılı öncesinde inşa edildi. Güncel deprem yönetmeliklerinden önce yapılan bu binaların oluşturduğu risk, güvenli konutlara yönelik talebin her geçen gün artmasına neden oluyor. Yıl içinde farklı bölgelerde meydana gelen küçük ve orta büyüklükteki depremler de yapı güvenliği konusunu gündemde tutuyor.
Depreme dayanıklı projelere ilgi yükseliyor
Araştırmalar, deprem dayanıklılığı ön plana çıkarılan konut projelerine olan talebin yüzde 25 ila yüzde 40 arasında arttığını ortaya koyuyor. Kapsamlı zemin etütleri, gelişmiş mühendislik uygulamaları ve bağımsız yapı denetim süreçlerine sahip projeler ise benzer özellikteki konutlara göre yüzde 15 ila yüzde 20 daha yüksek fiyatlarla alıcı bulabiliyor.
Uzmanlar, güvenli yapı standartlarını karşılayan projelerde satış süreçlerinin de daha hızlı tamamlandığını belirtiyor.
Sigorta maliyetlerinde avantaj sağlıyor
Depreme dayanıklı yapıların sunduğu avantajlar yalnızca satış değerleriyle sınırlı kalmıyor. Güncel yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilen veya güçlendirme çalışmaları tamamlanan binalarda deprem sigortası primlerinde yüzde 10 ila yüzde 25 arasında avantaj elde edilebildiği ifade ediliyor.
Sektörde yeni dönemin adı güvenli yapı
Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, sektörde güvenlik odaklı yeni bir döneme girildiğini belirterek, eski yapı stokunun güvenli konut ihtiyacını artırdığını söyledi. Yılmaz, geliştirdikleri projelerde mevcut deprem yönetmeliklerinin yanı sıra ileri mühendislik çözümlerine ve güncel deprem performans standartlarına öncelik verdiklerini vurguladı.
Uzmanlar, önümüzdeki dönemde bina kimlik sistemleri, dijital yapı pasaportları ve deprem dayanıklılık puanlarının gayrimenkul piyasasında standart değerlendirme kriterleri arasında yer alacağını öngörüyor.








