Mahfi Eğilmez: Asıl sorun konut balonu değil, fiyatların gelirden kopması
Türkiye’de konut fiyatlarının son yıllarda hızla yükselmesi, "konut balonu" tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Ancak ekonomist Mahfi Eğilmez, mevcut tabloyu klasik bir emlak balonundan çok daha farklı bir çerçevede değerlendiriyor. Eğilmez’e göre bugün yaşanan sorun, yalnızca konut piyasasıyla sınırlı değil; fiyatların genel gelir seviyesinden kopmasıyla ortaya çıkan daha geniş kapsamlı bir ekonomik dengesizliğe işaret ediyor.
İspanya ve Yunanistan örneklerini hatırlattı
Eğilmez, değerlendirmesinde İspanya ve Yunanistan’ın yaşadığı süreçlere dikkat çekti. İspanya’da 2008 krizi öncesinde düşük faizler ve kolay kredi imkanlarının konut fiyatlarını spekülatif şekilde şişirdiğini, bunun da balonun patlamasıyla ağır sonuçlar doğurduğunu belirtti. Yunanistan’da ise yükselen fiyatların temel nedeninin aşırı arz değil, yetersiz konut üretimi ve güçlü talep olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin görünümü daha karmaşık
Türkiye’de konut fiyatlarının gelir artışının üzerinde yükseldiğine işaret eden Eğilmez, buna rağmen İspanya’daki gibi belirgin bir arz fazlasının bulunmadığını ifade etti. Yüksek inşaat maliyetleri, finansman sorunları ve arz eksikliği gibi etkenlerin piyasayı farklılaştırdığını belirten Eğilmez, mevcut yapının klasik bir balon tanımına tam olarak uymadığını dile getirdi.
Sorun sadece konutta değil
Eğilmez’e göre fiyatlarla gelir arasındaki makas yalnızca konut sektöründe açılmıyor. Restoranlar, kafeler, oteller ve çeşitli hizmet alanlarında da fiyatların vatandaşların gelir seviyesinin çok üzerinde şekillendiği görülüyor. Bu durumun, maliyet artışlarının yanı sıra fiyatlama davranışları ve beklentilerle de bağlantılı olduğuna dikkat çekiliyor.
Asıl soru fiyatların ne kadar arttığı değil
Eğilmez, Türkiye’de yaşanan sürecin “konut balonu” tartışmasının ötesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, temel meselenin fiyatların toplumun gelir düzeyiyle ne kadar uyumlu olduğu sorusu olduğunu vurguladı. Ona göre ekonomik dengeler er ya da geç yeniden kurulacak ancak bunun fiyat düşüşleriyle mi, gelir artışlarıyla mı yoksa uzun sürecek bir durgunlukla mı gerçekleşeceği belirsizliğini koruyor.








