Z kuşağının ev sahibi olması için yeni model önerisi
Konut fiyatlarındaki yükseliş, yüksek kredi maliyetleri ve artan peşinat ihtiyacı, gençlerin ev sahibi olmasını giderek zorlaştırıyor. Prof. Dr. Ali Hepşen’in Dünya Gazetesi’nde yayımlanan değerlendirmesine göre, bu tablo karşısında konut finansmanında alternatif modellerin geliştirilmesi gerekiyor.
Gençlerin konuta erişimi zorlaşıyor
ABD’de yapılan araştırmalar, genç yetişkinlerin konut piyasasına girişinde yaşanan zorluğu ortaya koyuyor. 35 yaşın altındaki gençlerin yaklaşık üçte birinin ailesiyle yaşadığı belirtilirken, uygun fiyatlı “starter home” olarak nitelendirilen konutların sayısının da 2019’a göre yaklaşık 300 bin azaldığı aktarılıyor.
Türkiye’de ise Z kuşağının konut sahipliğine ilişkin düzenli ve kapsamlı yaş grubu verisi bulunmuyor. Ancak yükselen konut fiyatları ve yüksek kredi maliyetleri, kariyerinin başındaki gençler için ev sahibi olmayı güçleştiriyor.
Konutun tamamını almak şart olmayabilir
Bu noktada “paylaşımlı konut” modeli alternatif bir çözüm olarak gündeme geliyor. Modelde kişi, konutun tamamını satın almak yerine belirli bir bölümünün mülkiyetini edinirken kalan bölüm için kullanım bedeli ödüyor.
Örneğin 8 milyon liralık bir konut için 800 bin liralık birikimi bulunan genç, konutun yüzde 10’luk payını satın alarak sisteme dahil olabiliyor. Geliri ve birikimi arttıkça sahip olduğu payı da yükseltebiliyor.
Türkiye’de alternatif finansman kanalları artıyor
Türkiye’de banka kredilerinin yanı sıra tasarruf finansman şirketleri, gayrimenkul yatırım fonları ve gayrimenkul sertifikaları gibi alternatif finansman araçları da öne çıkıyor. Proje geliştiricilerinin sunduğu uzun vadeli ödeme seçenekleri de konut finansmanındaki seçenekleri çeşitlendiriyor.
Paylaşımlı mülkiyet modelinin Türkiye’de uygulanabilmesi için kullanım hakkı, değerleme, mülkiyet payının artırılması ve payın devri gibi konularda hukuki ve finansal düzenlemelerin oluşturulması gerekiyor.
Z kuşağının konut tercihi değişiyor
Kariyer nedeniyle şehir değiştirme, farklı ülkelerde çalışma veya daha hareketli bir yaşam sürme eğilimi, gençlerin uzun vadeli konut kredilerine yaklaşımını da etkiliyor. Bu nedenle gençlerin konuta erişimini yalnızca daha fazla tasarruf etmeleri üzerinden değerlendirmek yerine, farklı finansman modellerinin geliştirilmesi önem taşıyor.
Paylaşımlı konut modeli de gençlerin konutun tamamını tek seferde satın almak yerine mülkiyete aşamalı olarak ulaşmasını sağlayabilecek seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Dünya Gazetesi / Prof. Dr. Ali Hepşen





