Ankara'da konutların amortisman süresi 12 yıla indi

Konut fiyatları ile kiralar arasındaki fark yatırımcıların hesaplarını değiştirdi. Türkiye genelinde bir evin kira geliriyle kendini ödeme süresi 13 yıla kadar inerken, Ankara 12 yıllık geri dönüş süresiyle öne çıktı.
Ankara'da konutların amortisman süresi 12 yıla indi

Konut piyasasında satış fiyatlarının kiralar kadar hızlı yükselmemesi, yatırımın geri dönüş hesabını değiştirdi. Kira gelirlerinin güçlü seyrini koruması, konutun yalnızca değer kazanma beklentisiyle değil, düzenli gelir sağlayan bir yatırım aracı olarak da yeniden değerlendirilmesini beraberinde getirdi.

Endeksa verilerine göre yılın başında yaklaşık 14 yıl olan Türkiye genelindeki ortalama amortisman süresi, son dönemde 13 yıla kadar geriledi. Bir başka ifadeyle yatırımcı, satın aldığı konutun maliyetini kira geliri üzerinden önceki döneme göre daha kısa sürede karşılayabiliyor.

Başkentte kira getirisi hesabı avantaj sağlıyor

Büyükşehirler arasında en kısa geri dönüş süresi Ankara’da görülüyor. Başkentte ortalama amortisman süresi 12 yıla kadar düşmüş durumda. İstanbul’a göre daha ulaşılabilir satış fiyatları ve güçlü kira gelirleri, Ankara’yı kira getirisi odaklı yatırımda öne çıkarıyor.

Ankara’nın ardından Tekirdağ ve Şanlıurfa gelirken, İstanbul, Bursa, Adana ve Sakarya’da ortalama süre 14 yıl civarında bulunuyor. Turizm kentlerinde ise yüksek satış fiyatları tabloyu değiştiriyor. Muğla, Antalya ve Aydın’da konutun kira geliriyle kendini karşılaması yaklaşık 17 ila 19 yılı buluyor.

İstanbul’da yatırımın geri dönüş süresi kısaldı

İstanbul’da kira çarpanı 199 aya kadar geriledi. Böylece ortalama bir konutun kira gelirleriyle satın alma maliyetini karşılama süresi 200 ayın altına indi.

Konut fiyatlarının reel olarak daha zayıf seyretmesine karşın kiraların yükselmesi bu gerilemede etkili oldu. Ulaşım imkanlarının güçlü olduğu ve kiralık konut talebinin yoğunlaştığı bölgeler ise yatırımcıların ilgisini koruyor.

Yatırımcı artık sadece fiyat artışına bakmıyor

Konut fiyatlarında hızlı değer artışı beklentisinin zayıflamasıyla birlikte yatırım tercihleri de değişiyor. Düzenli kira geliri sağlayan ve boş kalma riski düşük konutlar, kısa vadeli al-sat beklentisinin önüne geçmeye başladı.

Ancak uzmanlara göre yalnızca amortisman süresinin kısa olması yeterli değil. Konum, kira talebi, boş kalma ihtimali, aidat ve bakım giderleri, vergiler ile finansman maliyeti birlikte değerlendirilerek gerçek yatırım getirisi hesaplanmalı.