Çimento ihracatı beş ayda 551 milyon dolara ulaştı

ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, Türk çimento sektörünün 2026'nın ilk beş ayında 9 milyon tonluk ihracat gerçekleştirerek 551 milyon dolar gelir elde ettiğini açıkladı.
Çimento ihracatı beş ayda 551 milyon dolara ulaştı

Türk çimento sektörü, küresel ekonomideki belirsizliklere ve lojistikte yaşanan zorluklara rağmen ihracat performansını sürdürmeye devam ediyor. Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği'nin (ÇCSİB) TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde düzenlediği Çimento Sektör Toplantısı'nda sektörün mevcut görünümü, ihracat hedefleri ve yeşil dönüşüm süreci ele alındı.

Sektörün dayanıklılığı öne çıktı

Toplantıda konuşan ÇCSİB Başkanı Ender Şahin, çimentonun inşaat, altyapı, konut ve ağır sanayi gibi birçok sektör için kritik öneme sahip olduğunu belirtti. Jeopolitik krizlerin küresel ticaret üzerinde baskı oluşturduğunu ifade eden Şahin, Türk çimento sektörünün güçlü lojistik altyapısı sayesinde zorlu koşullarda dahi taahhütlerini yerine getirmeyi başardığını söyledi.

Şahin, “Bu stratejik gerçek göz önüne alındığında, Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gibi küresel ticareti felç eden majör krizlerin ortasında Türk çimento sektörünün esnek lojistik kabiliyeti ve proaktif rota yönetimiyle taahhütlerini eksiksiz ve zamanında yerine getirebilmesinin değeri daha net anlaşılıyor” dedi.

Yeşil dönüşüm gündemin ilk sırasında

Sektörün önündeki en önemli başlıklardan birinin karbonsuzlaşma olduğunu vurgulayan Şahin, Avrupa Birliği'nin uygulamaya aldığı Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nın ihracatçı firmalar açısından yeni yükümlülükler getireceğini belirtti. Yeşil dönüşüm yatırımlarının artık bir tercih değil, uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü korumanın zorunlu şartı haline geldiğini ifade etti.

ABD pazarı için anti-damping uyarısı

Türkiye'nin ABD'ye çimento ihracatında lider konuma yükseldiğine dikkat çeken Şahin, bu gelişmenin ardından ABD'deki bazı üreticilerin anti-damping girişimlerini gündeme taşıdığını söyledi. Türkiye'nin uzun yıllara yayılan çalışmalar sonucunda bölgede güvenilir bir tedarikçi haline geldiğini belirten Şahin, olası bir soruşturmanın hem sektör hem de ülke açısından prestij kaybına yol açabileceğini dile getirdi. Bu nedenle Türkiye'nin de lobi faaliyetlerini kesintisiz şekilde sürdürmesi gerektiğini kaydetti.