İstanbul’da çatılar konuta dönüşüyor: 19 bin yeni daire potansiyeli

Spot: İstanbul’da çatı aralarının bağımsız konuta dönüştürülmesi, yeni konut üretimi ve kentsel dönüşüm için fırsat sunuyor. Cansel Turgut Yazıcı, düzenlemenin 19 bin 412 ilave konut potansiyeli taşıdığını belirtti.
İstanbul’da çatılar konuta dönüşüyor: 19 bin yeni daire potansiyeli

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde çatı aralarının bağımsız konut olarak kullanılmasına ilişkin düzenlemenin kabul edilmesi, mevcut yapı stokunun daha verimli değerlendirilmesi açısından yeni bir dönemin kapısını araladı. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, düzenlemenin konut arzı, kentsel dönüşüm ve gayrimenkul değerleri üzerinde etkili olabileceğini söyledi.

İstanbul’da 19 bin yeni konut potansiyeli

İstanbul’da 2025’in ilk dokuz ayında 9 bin 706 binaya yapı ruhsatı verildi ve bu binalarda 110 bin 212 daire yer aldı. Her binada iki ilave çatı konutu oluşturulabileceği varsayımıyla yapılan hesaplama, 19 bin 412 yeni bağımsız bölüm potansiyeline işaret ediyor. Bu senaryoda konut sayısındaki teorik artış yüzde 17,6’ya ulaşıyor.

Yazıcı, her binanın bu dönüşüme uygun olmadığını belirterek parsel büyüklüğü, yapı geometrisi, çatı biçimi ve teknik koşulların belirleyici olacağını vurguladı.

Çatı düzenlemesi kentsel dönüşüme destek olabilir

Yazıcı’ya göre çatı aralarında oluşturulabilecek bağımsız bölümler, uygun projelerde yüklenicilere yeni gelir kaynağı sağlayarak kentsel dönüşümün finansman dengesine katkıda bulunabilir.

2018’den bu yana konunun gündeme gelmesini beklediklerini belirten Yazıcı, mevcut binalardaki kullanılmayan çatı alanlarının da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

İstanbul’un çatı silueti değişebilir

İstanbul İmar Yönetmeliği’nin 44. maddesinde genel çatı sınırı yüzde 45 eğim ve 5 metre azami mahya yüksekliği olarak tanımlanıyor. Düzenleme, özellikle bitişik nizam yapılaşmanın yoğun olduğu bölgelerde çatı tasarımlarını ve kent siluetini etkileyebilir.

Yapı güvenliği ve mimari kimlik korunmalı

Yazıcı, yeni konut üretiminde yalnızca bağımsız bölüm sayısının değil, yapı güvenliği, enerji verimliliği, gün ışığı ve mimari bütünlüğün de dikkate alınması gerektiğini belirtti. İstanbul’un konut ihtiyacına katkı sağlayacak dönüşümün, kentin yaşam kalitesini de gözetmesi gerektiğini vurguladı.