Demir fiyatlarında yükseliş sürüyor: İnşaat sektöründe maliyetler artıyor

Küresel piyasalarda artan navlun giderleri, lojistik riskler ve arz endişeleri demir fiyatlarını yukarı taşırken, Türkiye’de inşaat demirinin ton fiyatı 35 bin TL sınırına yaklaştı.
Demir fiyatlarında yükseliş sürüyor: İnşaat sektöründe maliyetler artıyor

Jeopolitik gelişmeler ve küresel taşımacılık hatlarında yaşanan aksaklıklar, demir-çelik piyasasında yeni bir fiyat dalgasını beraberinde getirdi. Uluslararası piyasalarda demir cevheri fiyatları ton başına 102-105 dolar seviyelerinde tutunurken, artan maliyetler inşaat ve sanayi sektörleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.

Lojistik maliyetleri fiyatları yukarı çekiyor

Uzmanlara göre demir fiyatlarındaki yükselişin arkasında yalnızca arz-talep dengesi değil, taşımacılık maliyetlerindeki artış da bulunuyor. Özellikle Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler nedeniyle gemi rotalarının değişmesi, navlun ücretlerini artırarak hammadde maliyetlerine doğrudan yansıyor.

Bunun yanı sıra Çin’in çelik sektöründe kapasite fazlasını azaltmaya yönelik üretim kısıtlamaları da küresel arz üzerinde baskı yaratıyor. Yüksek enerji fiyatları ve hurda maliyetlerindeki yükseliş, kısa vadede fiyatların geri çekilmesini zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.

İç piyasada demir fiyatları 35 bin TL’ye dayandı

Küresel maliyet artışları, döviz kurundaki hareketlilikle birleşince Türkiye’deki inşaat sektörünü de etkiliyor. Piyasada KDV dahil nervürlü inşaat demirinin ton fiyatı 33 bin TL ile 34 bin 200 TL arasında işlem görüyor.

Özellikle Ankara, İstanbul ve Karabük gibi önemli üretim ve dağıtım merkezlerinde ince demir fiyatlarının 35 bin TL seviyesine yaklaşması, müteahhitlerin maliyet hesaplarını yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Firmalar yeni stratejilere yöneliyor

Yükselen maliyetler karşısında inşaat ve altyapı şirketlerinin spot alımlar yerine uzun vadeli tedarik anlaşmalarına yöneldiği belirtiliyor. Sektör temsilcileri, fiyatlarda kalıcı bir dengelenmenin ise küresel deniz ticaretindeki normalleşmeye ve uluslararası talep koşullarına bağlı olacağını ifade ediyor.

Demir piyasasında yaşanan bu hareketlilik, önümüzdeki dönemde konut üretimi ve yeni yatırım kararları üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.